"30 yıllık saha tecrübemiz ile yanınızdayız."

Eski Köye Yeni Adet!

26 Nisan 2020, Pazar
İÇERİK FOTOĞRAFLARI

Son yıllarda Türkiye’deki özel öğretim sektörü, ciddi bir arz talep dengesizliği ile karşı karşıya kalmıştır... Buna, özel okul sektöründe değişimi ve dönüşüme verilen "yavaş" tepki de eklenince çok üzücü haberler okumaya ve duymaya başlamıştık: Kapanan okullar , maaşlarını alamayan öğretmeler , mağdur olan öğrenciler ve veliler...

Son birkaç aydır dünyada ve dolayısıyla ülkemizde yaşanan pandemi var olan duruma tuz biber ekti.

Dünyada ve Türkiye’de ekonomistlerin yapmış oldukları tahminlere ve analizlere baktığımızda, bu süreçten etkilenen tüm sektörler içinde, kendini en yavaş ve en geç toparlayacak sektörlerin başında özel öğretim kurumları geliyor. Üniversiteler (dünyada özel Türkiye’de vakıf ) ve özel okullar gibi...

Orta ve uzun vadede kesinlikle toparlanılacak ancak dönüşen, gelişen ve tasarımlarını ciddi bir şekilde değiştiren kurumlar ayakta kalacak... Bununla beraber "yeni nesil tasarımı" yapan kurumsal markalar öne çıkacak.

Eski yöntemler, taktikler, stratejiler ile var olan sisteme yama yapmak ya da günü kurtaracak iyileştirmelerle başarı elde etmek artık imkansız. Bu, birçok kurumun felaketi olacaktır!..

Değişimden etkilenecek olan sadece eğitim öğretim tasarımları değil elbette... Görülen o ki 2021’in sonuna kadar toplumun , bunun başında anne ve babalar geliyor, eğitim kurumları ile ilgili beklentileri, talepleri ve öncelikleri değişecek, her şeye fazlasıyla temkinli yaklaşılacak.

Artık günlük, çıkarcı politikalar özel öğretim sektöründe asla karşılık bulmayacak...

Değişim, öğretimden daha çok eğitim tarafında yaşanacak.

Hep söylediğimiz , her konferansın, etkinliğin başında sıkça dile getirdiğimiz ama alışkanlıkları değiştirip konfor alanından çıkmak istemeyenlerin, kulak arkası ettiği "kavram" hayata geçiyor!..

“Bugünün çocuklarını artık dünün eğitim yöntemleri ile eğitirseniz onların yarınlarından çalarsınız. “ Bu nedenle artık eski sistem devam ettirilmeye, uygulanmaya çalışılsa bile veliler tarafından karşılık bulmayacak, bu çok net !

Normalleşme ile beraber her şeyin eskisi gibi devam edeceğini düşünenlerin hayal dünyasında yaşadıkları bir gerçektir...

Taraflı ve tarafsız herkesin ortak görüşü, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ve bunun başında da eğitim sektörünün geldiği yönündedir.

Her şey bir tarafa, geleceğimizin teminatlarından bahsetiyoruz... Özel ya da devlet ayrımı yapmadan düşünülmesi gereken bir alandan... Geri dönüşü olmayan bir durumdan bahsetiyoruz.

Yepyeni bir okulculuk mantığı artık olmazsa olmazlardandır.

Büyüklerimizin dediği gibi:" Bir musibet, bin nasihatten yeğdir!.."


Keşke bu pandemi sürecini hiç yaşamasaydık. Ancak bu gerçek sonucunda; yetenekleri ön plana çıkaracak, kişiselleştirilmiş eğitim modeliyle, hayatın içinde yer alan, teknolojiye ve toplumsal ihtiyaçlara uyumu sağlayacak "Hibrit Eğitim Modeli"ni -zorunluluk neticesinde de olsa- gündemimize taşıdık.

Bu süreç aslında diğer taraftan da en başta öğrencilerimiz için , sonra da onları geleceğe hazırlayan kurumlar için ve yatırım yapmak isteyen eğitimciler için tarihi bir fırsat. Ancak hep ifade ettiğiniz gibi, değişimi görenler ve değişmek isteyenler için söz konusu durum böyle...

Dünyada ve Türkiye’de yepyeni bir okulculuk doğuyor.


Artık "Hibrit Eğitim Modeli" , daha çok fırsat eşitliği sağlayan ve ayakları yere basan bir sistem... Aynı zamanda kurumsal sürdürebilirlik açısından kurumları geleceğe taşıyan bir modeldir.

Özetle;

Cumhuriyet'in kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ‘ün dediği gibi:

“Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine; yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de   üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.”

Sağlıkla kalınız...